Nedir.Org *
Sponsorlu Bağlantılar
yozgatlı

Gerçek Aşk Nedir

Sponsorlu Bağlantılar

Resim Ekle Dosya Ekle Video Ekle Soru Sor Bilgi Ekle
Gerçek Aşk Nedir?
Gerçek aşk nedir? Hemen herkes gerçekten aşık olduğunu sansa bile aslında gerçek aşkın ne olduğunu bilen insan sayısı çok azdır.

Aşkı bilmek için ilk başta kişinin kendini tanıması ve kendini sevmesi gerekir. Kendi sınırlarını bilmeyen, kendini tanımayan insanların gerçek aşka ulaşması imkansızdır. Bu tip insanlara sadece aşık olduklarını sanırlar ama gerçekte yaşadıkları bu durum aşk değildir. Herşeyden önce aşkın bir bağlılık olduğunu düşünenler hata yaparlar. Aşkın insanları özgür kılması lazım. Sahiplenmek ise aşka vurulacak en büyük darbedir. Eğer sevdiğiniz insanı sahipleniyorsanız onu kendi malınız gibi görüyorsanız bu aşk değildir.

Aşk karşıdaki insana özgürce sevebilme duygusudur. Egolardan sıyrılıp karşıdakini olduğu gibi kabul edip sevebilme sanatıdır. Eğer aşk bir insana bağlılığa dönüşürse işte o zaman bu ilişki boyutuna geçer ve olay çirkinleşmeye başlar. Eğer bir insanı seviyorsan onun kanatlarını kırmayacaksın onun özgürce uçmasına yardımcı olacaksın işte gerçek sevgi böyle olmalıdır. Ama zamanımızda maalesef bırakın sevdiğimiz insana kanat takmayı onun mevcut kanatlarını da elinden alıyoruz.

Aşk biyolojik bir ihtiyaç değildir, aşk ruhsal bir ihtiyaçtır çok daha derinlerde gizli olan ve dünyada çok az insanın gerçek anlamda tecrübe ettiği kutsal bir duygu halidir. Aşk karşılık beklemeden koşulsuz bir şekilde karşıdaki insanı sevmektir. Eğer koşullara bağlanırsa artık orada aşk değil çıkar ve ego vardır. Egonun olduğu yerde gerçek aşk barınamaz. Egosuzluk durumunda ancak gerçek bir aşk vücut bulabilir. Aksi halde orada gerçek bir aşktan söz etmek imkansızdır.

Aşkın tutku ile karıştırılmaması lazım sizler genelde tutkuyu aşk sanıyorsunuz oysa tutku farklı bir duygudur. Gerçek aşkta hayal kırıklıkları olamaz çünkü gerçek bir aşkın içinde karışıklı beklenti yoktur. Beklentinin olmadığı yerde hayal kırıklığı da oluşamaz. Fakat pek çoğunuz aşk yaşadığını sanırken hep bir beklenti içinde olursunuz işte düşülen yanlış durum budur. Beklenti aşkı kirletir.

Aşk insan hayatının en önemli deneyimidir eğer bir insan aşkı gerçek anlamda deneyimleme şansına sahip olmamışsa bu insanın hayatı bildiği söylenemez. Hepimiz bu dünyaya sevmek ve sevilmek için geldik o halde karşımızdaki insanları gerçekten sevmeye başlamadan evvel önce kendimizi tanıyalım önce kendimizi sevelim daha sonra karşıdaki zaten bizim sevgimizde ki gücü hissedecektir.

Gerçek Aşk Resimleri

  • 10
    Bu resime açıklama eklenmemiş. 2 yıl önce

    Bu resime açıklama eklenmemiş.

    2 yıl önce ne diyosun yaaa
    2 yıl önce uyutursa beraber uyyalım
    2 yıl önce aşk böyle uyutur seni
  • 5
    Bu resime açıklama eklenmemiş. 2 yıl önce

    Bu resime açıklama eklenmemiş.

    2 yıl önce Ömür biter aşk bitmez
    2 yıl önce Aşk dediğin böyle olmalı kalpte ❤❤❤
    2 yıl önce işte gerçek aşk böyle olmalı..
    2 yıl önce hepsi yalan dolan
    2 yıl önce Alışkanlık, ihtiyaç ve tutku
  • 1
    Bu resime açıklama eklenmemiş. 2 yıl önce

    Bu resime açıklama eklenmemiş.

    2 yıl önce çok güzel..

Gerçek Aşk Sunumları

Gerçek Aşk Soru & Cevap

  • 5

    2 yıl önce

    Soru : BİR DE KARSİLİKSİZİ ANLAT

  • 4

    2 yıl önce

    Soru : gunumuzde gercekten gercek ask varmidir

    2 yıl önce
    İnsan var oldukça gerçek aşk da var olacaktır.
    2 yıl önce
    Elbette yyyyyyyyoooookkkkkk
    2 yıl önce
    Evet vardir kalbi aşka susamis insanlar gercekten asık olurlar
    2 yıl önce
    Neden  Olmasın :):)
    2 yıl önce
    TABİKİDE VAR ÇÜNKÜ BİZ AŞK İÇİN DÜNYAYA GELMİŞİZ...♥♥
  • 3

    2 yıl önce

    Soru : gercekten aska inaniyor musunuz?

    2 yıl önce
    elbete aşka inanıyorum
    2 yıl önce
    yok inanmiyorum cunku hepsinin sonu ayrilik
     var
  • 3

    2 yıl önce

    Soru : peki aşka inanan kaç kişi var yada aşkın gerçek olduğuna kim inanıyor?

    2 yıl önce
    Aşka inanmayan kimse yoktur. Herkes bir şeylere aşıktır.
    2 yıl önce
    ben aşka inanmam aşk diye bişey yok çünkü
  • 2

    2 yıl önce

    Soru : gerçek aşka sahip kişiler bize aşık olur mu?

    6 ay önce
    gerçek aşk bizim rabbimize olan ALLAH aşkımızdır
    2 yıl önce
    Gerçek aşk Rabbimizin bize olan aşkıdır ki bizi yaratmıştır.
  • 1

    2 yıl önce

    Soru : Gerçek aşk surelimi, sonsuzmudur?

    6 ay önce
    bence bu zamana kadar gerçek aşkı bulan gerçekten aşık olan yoktur bu da gerçek aşk diye bişeyin olmadığının bildirgesidir
    2 yıl önce
    Aşk ebedi ve ezelidir. Ama maşuklar değişebilir, yani maşuklar geçici olabilir, ama aşk herzaman vardır.
    2 yıl önce
    ∞ dur
    2 yıl önce
    Sonsuzdur elbette adem ve havvanin aski gibi leyla ve mecnun gibi Rabbim sonsuz aşk nasip etsin isteyenlere
    2 yıl önce
     dur

Gerçek Aşk Ek Bilgileri

  • 5
    2 yıl önce

    Gercek ask iki insan arasindaki sevdadir sonsuza kadar suren . İyi dersler

    1 yıl önce bizim gercek aşkımız rabia temizle oldu
  • 4
    2 yıl önce

    Kalbine gommen sevgini hic unutmamak sevda gibi

    2 yıl önce cok guzell bsieyy ya askk
  • 1
    2 yıl önce

    Cok guzel yask

  • 1
    6 ay önce

    aşk yüreğinle sevdiğinde güzeldir.hani aşık olduğunda onsuz anlamlaşısın ya işte aşk işte odur.

    Doç.Dr.Öznur ÖZDOĞAN Mutlulugu seçiyorum adlı kitabında bakın aşk’ı nasıl tanımlıyor.
     
    Bu gün sabah kapımın zili çalındı,karşımda gencecik bir delikalı elinde çiçek,ağlamaklı “teyzeciğim bu karşı da ki kızı çok seviyorum,bana ümit verdi,şimdi bana karşılık vermiyor,benimle konuşmuyor,ben ne yapacağım şimd,.Ben yanıyorum teyzem diyerek bas bas bağırıyordu.”Melike  melike ben seni çok seviyorum”  diyerek.Söyliyecek söz bulamadım,içim burkuldu.Hepimizin gençliğinde “O” olmazsa yaşayamıyacak gibi olduüumuz,onsuz hayatın anlamı yok dediğimiz zamanlar olmuştur,mutlaka….. Ama bizler Öznur Özdoğan’nın tarif ettiği aşkı tanımadığımız,ve aşkı bilmediğimiz için aşkların tutsağı oluyoruz,hayatımız tarumar oluyor değilmi?
    Şimdi bakalım gerçek aşk neymiş?
    “Aşk kendimizi aşarak evrensel güzelliği takdir edebilme düzeyine gelme süreci içerir.Aşk hayatın tekdüzeliğine,bütün sıradanlığına en soylu başkaldırıdır.Gerçek aşkın ve sevginin derinliğini kavramak her şeyden önce kendimizi bilmekten ve tanımaktan geçer.kendimizi tanımak ise bir  iki belirgin huyumuzu saymakla ilğisi olmayan yada belirgin baskın öne çıkmış;sosyal,melankolik,dışa dönük özelliklerimizden ibaret değildir.Derinlemesine alğılama ve bakışla tanımlanabilecek bir durmdur.Kendini tanımak ve bilmek aşkın karşılığını bilmektir.İşte o zaman bir diğer parçamızı buluruz.Aşk kaybedilmiş birliğin aranması,zıtlık ve benzerliğin uyumundan başka bir şey değildir aslında.Aşk enerjidir.Aşk cansızlarda bile yaşam olduğunu söylemiştir.
    Gerçek aşk,daima kişisel yarar duygusundan vazgeçme temeli üzerinde yükselir.Bizler aşk karakteri ile doğarız.Aşk,ruhumuz yetkinleştikçe gelişir ve bizi güzel görünen şeye götürür.Bundan sonra bizim bu alemde sevmekten başka bir şey için olduğumuzdan kim kuşkulanır ki…?
    Mevlana “Kıymetli nesnedir aşk,her kula nasib olmaz.”diyerek aşkın önemine dikkatimizi çekiyor.Çünkü dünyeviboyuttan başlayarak aşk insanı ilahi olana ulaştırır.Tasavvufta dünyevi aşkı yaşayanlar mistik deneyime yönlendirilmektadir.Allah aşkına giden yol kul aşkından geçmektedir.Aşkla insanın içindeki sevme yeteneğinin kapısı açılır.O içimizde potansiyel olarak durmaktayken,birdenbire gelişen bir aşkla aktif hale geliverir.Artık yaradılanı yaradan için sevmenin yolu açılmıştır.Yıllar önce duyduğum bir hikayeyi sizlerle paylaşmak istiyorum.
    “İki bilge insan sohbet ediyorlarmış.Sohbet sırasında üçüncü bir kişi gelmiş ve dinlediklerindençok etkilenmiş.
    “Sizlerin hiç bir şeyi tesadüfen yapamıyacağınızı düşünüyorum.Giysileriniz ilğimi çekti”diyerek bilglerden birisine,”neden kolları böylesine geniş bir giysi giydiniz?” diye sormuş.Bilge kollarını hareket ettirerek şöyle cevap vermiş.
    “Biz gördüğümüz kusurları böyle örtüveririz.”
    Bu cevaptan çok etkilenen kişi vücuduna oturan dar bir giysisi olan diğer bilgeye dönerek tedirginlikle,
    “sizin böyle giymenizde bir anlam varmı.?” Diye soruvermiş.Bilge bu soruya özgüvenle şöyle cevap vermiş.
    “Biz kusur görmeyiz ki örtelim”
    Yıllar önce bu hikayeyi dinlediğimde kusurları örtmeye çalışan bir insandım.Bu gerçekten insan ruhunu yoran bir anlayış.Görüyorsun,örtüyorsu.Görüyorsun, örtüyorsun.,O gün kusurları görmemeye niyet ettim.
    Bir kutsi hadiste,”Bana bir adım gelen kuluma ben on adım gelirim.Yürüyerek gelen kuluma koşarak gelirim”buyuruyor Yüce Yaradanımız.
    Paula Coelho Simyacı adlı eserinde”bir şeyi gerçekten isterseniz  bütün evren elbirliği ile hizmet eder.”diye yazıyor.
    Gerçekten yaratıcımız bizim gelişmemiz için bütün yaratıklarıyla bize yardım ediyor.
    Bir konferansa ortasında yetişmiştim.Konuşmacı şunları söylüyordu”Aşkın gözü kördür,kusur görmek istiyorsak sevgi alanımızı genişletmeliyiz.Yaradılanı Yaradan dan dolayı sevmeliyiz.”
    O gün sevme gücümü geliştirmeye karar verdim.Bugün gldiğim noktada bambaşka bir boyutla daha karşılaştım.Hepimiz için yüksek sevgi yaşantısyla örnek olan Hz.Muhammed ,kusur görmemenin ötesinde en olumsuz tablodaki en olumluyu görüyordu.Çünkü O sevgisini o kadar büyütmüştü ki artık her şey bir olmuştu onun için.
    Mevlana’nın ünsan anlayışı iki şekilde kendini göstermektedir.Biri aklın ışığında düşünürken,öbürü aşkın kanadında uçarken.Aklın ışığı altında tanıdığı insan,zavallı bir yaratıktır.Hırslarının ve benliğinin esiri olan bir varlıktır.
    Aşkın kanadında uçtuğu zaman onun dünyası bambaşka olur.Her insanda Allah’ı görür.Aşk anında büyük küçük,yüksek düşük,müsliman Mecusi hiçbir insanı birbirinden ayırmaz.”Aşkın açıklamasında akıl,çamura batmış eşek gibidir.” diyor Mevlana.
    Aşkın eseri,varlıktaki şekillerle örtülüp,gizlenen hakikati tanımak için,çekirdeği kırıp bir olan özü elde etmektir.Bütün nedir.nerededir?Akıl bu sırrı hiç bir zaman çözemiyecek.Bu hakikat aklın verebileceği bir bilği değildir.Aşkınyaşattığı bir haldir.
    Aşkın rolü ruhu parçalara bağlılıktan kurtarmaktır.tek tek varlıklardan sıyrarak muradına eren aşk,Yaratıcıda murad erer.İnsan varlığında bir damla şüpheye,korkuya yer vermeyecek hale gelmiştir artık.O seviç,neşe veşükürle dolup taşmaktadır.
    “Haktan gelen şerbeti içtik elhamdülillah
    Şol kudret dnizini geçtik elhamdülillah
    Şu karşıki dağları,meşeleri,bağları
    Sağlık safalık ile aştık elhamdülillah
    kuru idik yaş olduk,ayak idik baş olduk
    Havalandık kuş olduk,uçtuk elhamdülillah
    Taptuğun tapusunda,kul oduk kapusunda
    Yunus miskin çiğ idik,piştik elhamdülillah
    Yunusu olagunlaşmaya götüren yol aşk yoludur.Aklın sınırlarını ve gücünü aşan mistik yaşantıdır.Mistik tecrübe aşkın ocağında gerçekleşir.Yunus Emre bunu şöyle ifade ediyor.
    “Aşk imamdır bize,gönül cemaat”
    Yunus aşkın egemen olduğu mistik ayaşantıyla varlığının özüne ulaşmıştır.Ve içinden şu sözler dökülüvermiştir.
    “Ele kemiğe büründüm
    Yunus diye göründüm.”
    İman ile ibadeti aşk kavramının içinde birleştiren mevlana,onlarla insanın mutlak varlığa ulaşacağına inanıyor.Ona göre insan görünüşte kiçik bir alemdir.Ama hakikatte büyük alemdir.O kendinde yaşattığı mutlak varlığın kemalini,insanda buluyor.vecd halinde insanda Allah’ı görüyor.Ona göre insanda en değerli şey ahlak güzelliğidir.
    “Bu cihanı araştırdım,ahlak güzelliğinden daha değerli bir şey görmedim”diyor.Onun insanda istediği esas meziyetler edeple alçakgönüllüktür.Edep aşkın yoludur.Esrar perdesini kaldıran kuvvetlidir.
    “Ey aşıklar nefsinizi edeple süsleyin.aşk yollarının hepsi edepten ibarettir.” Alçak gönüllülük de onun şartıdır.çünkü kibir insanı edep dairesinin dışına çıkarır.Bir gün cüzzamlıları girdiği havuza girmek isterken orada bulunanlar cüzzamlıları havuzdan çıkarmaya çalışıyorlar.mevlana onlara mani oluyor ve kendisi de cüzzamlıların yıkandığı havuza giriyor.Yanlarına gidiyor ve onların bedenlerinden akan suları elleriyle alıp kendi başına döküyor.Sevgi dolu bu davranışı karşısında cüzzamlılar ağlamaya başlıyor.O hali seyreden şair Bedrettin Yahya kendinden geçiyor ve duyduğu vecd içinde şu beyti söylüyor.
    “Sen insanlara Allah’dan sevgi ayeti olarak gönderildin,hangi güzellik var ki senin şanından olamsın”
    İşte Doç Dr.Öznur ÖZDOĞAN’nın kaleminden bu yazılarla gerçek aşkın,Yunus’un,Mevlana’nın sevgi ve aşk dillerini önümüze sererek anlattığı aşktır.İşte Aşk Yaratılanı, Yaratandan dolayı sevmekle yaşana bir  aşk olduğunu görüyoruz.Aşk uğruna işlenen cinayetler,kıskançlıklar,hayata son vermeler aşk mı  yoksa hastalık mı siz karar verin artık.

  • 1
    6 ay önce

    Gerçek Aşk Nedir?


    Gerçek aşk nedir? Hemen herkes gerçekten aşık olduğunu sansa bile aslında gerçek aşkın ne olduğunu bilen insan sayısı çok azdır.
    Aşkı bilmek için ilk başta kişinin kendini tanıması ve kendini sevmesi gerekir. Kendi sınırlarını bilmeyen, kendini tanımayan insanların gerçek aşka ulaşması imkansızdır. Bu tip insanlara sadece aşık olduklarını sanırlar ama gerçekte yaşadıkları bu durum aşk değildir. Herşeyden önce aşkın bir bağlılık olduğunu düşünenler hata yaparlar. Aşkın insanları özgür kılması lazım. Sahiplenmek ise aşka vurulacak en büyük darbedir. Eğer sevdiğiniz insanı sahipleniyorsanız onu kendi malınız gibi görüyorsanız bu aşk değildir.
    Aşk karşıdaki insana özgürce sevebilme duygusudur. Egolardan sıyrılıp karşıdakini olduğu gibi kabul edip sevebilme sanatıdır. Eğer aşk bir insana bağlılığa dönüşürse işte o zaman bu ilişki boyutuna geçer ve olay çirkinleşmeye başlar. Eğer bir insanı seviyorsan onun kanatlarını kırmayacaksın onun özgürce uçmasına yardımcı olacaksın işte gerçek sevgi böyle olmalıdır. Ama zamanımızda maalesef bırakın sevdiğimiz insana kanat takmayı onun mevcut kanatlarını da elinden alıyoruz.
    Aşk biyolojik bir ihtiyaç değildir, aşk ruhsal bir ihtiyaçtır çok daha derinlerde gizli olan ve dünyada çok az insanın gerçek anlamda tecrübe ettiği kutsal bir duygu halidir. Aşk karşılık beklemeden koşulsuz bir şekilde karşıdaki insanı sevmektir. Eğer koşullara bağlanırsa artık orada aşk değil çıkar ve ego vardır. Egonun olduğu yerde gerçek aşk barınamaz. Egosuzluk durumunda ancak gerçek bir aşk vücut bulabilir. Aksi halde orada gerçek bir aşktan söz etmek imkansızdır.
    Aşkın tutku ile karıştırılmaması lazım sizler genelde tutkuyu aşk sanıyorsunuz oysa tutku farklı bir duygudur. Gerçek aşkta hayal kırıklıkları olamaz çünkü gerçek bir aşkın içinde karışıklı beklenti yoktur. Beklentinin olmadığı yerde hayal kırıklığı da oluşamaz. Fakat pek çoğunuz aşk yaşadığını sanırken hep bir beklenti içinde olursunuz işte düşülen yanlış durum budur. Beklenti aşkı kirletir.
    Aşk insan hayatının en önemli deneyimidir eğer bir insan aşkı gerçek anlamda deneyimleme şansına sahip olmamışsa bu insanın hayatı bildiği söylenemez. Hepimiz bu dünyaya sevmek ve sevilmek için geldik o halde karşımızdaki insanları gerçekten sevmeye başlamadan evvel önce kendimizi tanıyalım önce kendimizi sevelim daha sonra karşıdaki zaten bizim sevgimizde ki gücü hissedecektir.


Sende Bilgi Ekle

Bu yazının geliştirilmesine yardımcı ol.

Kapak Resmi
Sponsorlu Bağlantılar
Sen de Ekle

Sende, bu sayfaya

içerik ekleyerek

katkıda bulunabilirsin.

(Resim, sunum, video, soru, yorum ekle..)

Bir şey Unutmadın mı ?

Bizi sonra tekrar bulmak için sitemizi aşağıdan beğenmelisin